Anasayfa » Zımpara Kâğıdı

Zımpara Kâğıdı

Halil ÇIKRIKLAR

 

Mahalle bakkalı, yanına çırak olarak aldığı delikanlıya işi öğretiyormuş. Minik bir test yapmaya karar vermiş:

“Mesela müşteri geldi ve bir paket çay istedi. Bakkalda çay yoksa ne yaparsın?”

“Çay yok” derim diye yanıtlamış acemi çırak.

“Olur mu öyle şey? Çay yoksa yerine kahve vermeyi teklif edeceksin. Alışverişte yok diye bir cevap olmaz.”

Çırak meseleyi öğrenmiştir. Nitekim patron, hesapta olmayan bir iş çıkınca bakkalı acemi çırağına emanet etmek zorunda kalmıştır.

Çok geçmeden ilk müşteri gelmiş bile. Tuvalet kâğıdı satın almak istemiş. Çırak dükkânda tuvalet kâğıdı kalmadığını görünce ustasının talimatlarını hatırlamış. Ve müşteriye bir şeyler olsun satmak amacıyla şu teklifi yapmış:

“Tuvalet kâğıdımız kalmamış ama isterseniz yerine zımpara kâğıdı vereyim!”

 

Dünya acemi çıraklarla dolu. Fakat bizim durumumuz biraz daha acıklı. Çünkü zımpara kağıdını başkasına değil kendimize teklif ediyoruz.

Anlamlı bir yaşam sürmek varken anlamsız şeylerin ardına düşüyoruz.

Sözüm ona mutlu olmak istiyoruz. Ama bizi mutlu edecek olan gönül zenginliği yerine cep zenginliğini tercih ediyoruz.

Paylaşmanın huzuru varken biriktirmeyi tercih ediyoruz.

Hareket, mutluluk demektir. Neşeli insanlar hep hareket halindedir. Hareket halinde olmak da bizi neşelendirir. Ama biz mesela çıkıp doğada yürümek varken kapalı kapılar ardında oturup duruyoruz.

Temiz havayı solumak gibi bir seçeneğimiz varken yüzlerce toksin içeren sigara dumanını tercih ediyoruz.

Su, süt, bal gibi doğal, faydalı ve leziz seçenekler dururken bedenimizi tüketen içecekleri tercih ediyoruz.

Hayatın sonsuz olmadığını hep aklımızda tutup özenle yaşamak varken bu hakikati unutmak için ilaç ve uyuşturucularla zihnimizi dumura uğratıyoruz.

Güzel bir yaşamı inşa etmek varken bizi bunalıma sürükleyen tembelliği tercih ediyoruz.

Altın değerindeki her gün hayatımıza yeni bir şey katma fırsatımız varken boşa geçirip çöpe atıyoruz.

En önemlisi de bize harika bir hayatın yolunu gösteren yaşam ilkeleri dururken yalan yanlış eklemelerle bulandırılıp sulandırılarak aslından uzaklaştırılmış yolları tercih ediyoruz.

Akıl sınırlarını zorlayan hurafeleri bir kenara bırakıp en doğru ilkelerin ardına düşmek için bir fırsatımız var. Mesela:

Oku!

Düşün!

Aklını kullan!

Bilmediğin şeyin ardına düşme!

Güzel ahlak sahibi ol!

İnsanlara güzel söz söyle!

İyilik, güzellik ve doğruluk için çalış!

 

İlgili Yazılar

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x