Gordion Düğümü

 

Önce minik bir hatırlatma…

Frigler, Antik Çağ’da Orta Anadolu’da yaşamış Hint-Avrupa kökenli bir halktır.

Efsaneye göre, Frigler yeni bir lider arayışındadır. Akıl danıştıkları bir kahin, şehre giren ilk adamı kral ilan etmelerini önerir.

Şehre gelen ilk kişi Gordios isimli yoksul bir köylüdür. Ama anlaşma anlaşmadır.

Gordios kral olunca kağnı arabasını Frig tanrısı Sabazios tapınağına adar. Araç, karmaşık bir düğümle tapınağa bağlanır. Bu düğümü çözecek kişinin gelecekte Asya’nın hâkimi olacağı söylentisi yayılır.

Büyük İskender, Gordion’a geldiğinde önce düğümü çözmeye çalışır ama başaramaz. Sabrı tükenince öfkeyle kılıcını çekip düğümü keser.

İskender, gerçekten de Pers İmparatorluğu’nun fatihi ve Asya’nın hâkimi olma yolundadır. “Gordion düğümünü kesmek” ifadesi böylece karmaşık görünen sorunların cesur, özgün ve gerekirse kaba kuvvetle çözülmesi anlamında bir metafor olarak kullanılır. Hikâyede ilk akla gelen yorum budur.

Bizde bu konuyla ilgili özlü sözler var biliyorsunuz. “Akıllı köprü arayana dek deli suyu geçer,” derler. Sahiden de kusursuzu aramak ve hata yapmaktan korkmak elimizi kolumuzu bağlar bazen.

Kafkas Kartalı İmam Şamil (1797-1871); “Sonunu düşünen kahraman olamaz!” demiş. Efsane kahramanın cesareti ve kararlılığı dillere destandır. Demek oluyor ki, yeri geldiğinde ince hesap yapmadan harekete geçmek gerekir.

 

Ancak bilindiği üzere İskender henüz otuz üç yaşında iken ateşli bir hastalıktan ölür. Bilgeler bu durumu da İskender’in Gordion düğümünü çözmek yerine sabırsızca davranmasının cezası olarak yorumlar. “Sonunu düşünen kahraman olmaz,” tamam. Ama kahramanlar da uzun yaşamaz. Yani acele edip çok hızlı karar da vermemek gerekir.

Gördüğünüz gibi aynı efsane iki farklı şekilde yorumlanmıştır. Haliyle İskender’in tutumunun doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu anlamak zor görünüyor.

İnsan karakterinin renklerine dair deneyimlerim bana şunu düşündürüyor: İlk yorumu yapanların hızlı karar veren cesur insanlar olduğunu tahmin etmek zor değil. Aynı hikayeyi tam tersine yorumlayan ikinci gruptakilerin de tedbirli ve temkinli insanlar olduğunu düşünüyorum.

 

Peki, üçüncü bir yol olabilir mi? Mesela, felsefenin bu mesele için bir çözümü var mı?

Hesap kitap yapmadan gözümüzü karartıp eyleme geçmek bize zaman kazandırıyor gibi görünse de başımızı belaya sokma riski var. Diğer yandan şartların kusursuz olmasını beklersek hiçbir iş için girişimde bulunamayız. Ben olsam Aristo gibi altın ortadan bakardım.

Cesaretle aptallığı, tedbirle de korkaklığı birbirinden ayırmak gerekir. Eyleme geçmeden önce zamanım varsa araştırma yaparım. Yazılı plan yaparak atacağım adımların faydalarını ve zararlarını hesaplarım. Sahiden gerekiyorsa harekete geçmek için zaman kaybetmem. Çünkü kararsızlık en büyük zaman hırsızıdır.

Ama beni esas düşündüren dördüncü yol…

 

Kusurlu algılarımız bizi sürüklüyor. Gordion, düğüm, İskender, kılıç gibi parlak ifadelere odaklanırken hakikati gözden kaçırıyoruz.

Kahin de olsa hiçbir insanın geleceğe dair kesin haber veremeyeceğini unutup efsanelerin ardına düştüğümüzde faydasız şeylerle uğraşırız. Hiçbir işe yaramayacağı halde örneğin zorlu bir düğümü çözmek için zaman ve enerji harcarız. Oysa bu değerli hazineleri -zaman ve enerji- bizi doğru hedeflere ulaştıracak adımlar atmak için tasarruf ettiğimizde başarı ihtimali çok daha yüksektir.

Lütfen dikkat edin!

Felsefe ve sahih din, takipçilerini okumaya, düşünmeye ve gerçeğin peşinden koşmaya teşvik eder. Durum böyleyken gizemin peşinden koşan bazı insanların ne işe yaradığını düşünmeden bir sürü şey yaptığını göreceksiniz.

Birilerinin bağladığı düğümü çözmenin dünyanın önemli meselelerini halletmekle nasıl bir illiyet (nedensellik) bağı olduğunu düşünmeye bile gerek duymuyor bazı insanlar. Hamster çarkında yürüyen sevimli canlı gibi sürekli hareket halindedirler ama hedefe doğru bir metre bile yol kat etmezler. En acısı da yerinde saydıklarından habersiz bir şekilde zaman ve enerjilerini tüketmeye devam ediyorlar.

Uyanmak, kısır döngüden çıkmak, aklın ve bilginin ışığında hareket etmek ve daha güzel bir dünya için işe yarayacak adımlar atarak mesafe kat edenlerin arasında olmak dileklerimle…

 

 

Related posts

Dunning-Kruger Etkisi

Ilık Suda Kurbağa

Timur ve Filler

Subscribe
Bildir
guest

5 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İsmail Sağlam

Tebrikler çok güzel bir yazı olmuş

Hüseyin

Yazılarını okumak bana keyif veriyor.Teşekkürler kalemine sağlık

Mahmut Çırak

Ağzına ve yüreğine sağlık..♥️