Kökeni Antik Roma’ya dayanan ünlü bir söz vardır:
“Herkes kendi talihinin mimarıdır.”
Bizde ise tam ters noktadan bakanlar var. Osmanlı Devleti döneminde ordu birliklerinin en önünde zırhsız olarak savaşan cesur süvari birlikleri vardı. “Deliler” olarak anılan bu teşkilatın meşhur sloganı, yaşadığım toplumda yaygın olan bir anlayışı güzel yansıtıyor:
“Meydanda kalırsam yazılsın taşa,
Kaderde ne varsa o gelir başa.”
Birbirinin tam zıddı şeyleri iddia eden iki bakış açısının da bu kadar yaygın olmasını neyle açıklayabiliriz? Peki, hangisi doğru?
İslam toplumunda kadercilik asırlar boyunca tartışılmıştır. Uzmanlık alanım olmadığı için bu konuya girmeyeceğim elbette. Ama insanların beden ve ruh sağlığı -mesleğim gereği- ilgi alanımdadır. Zaten ben de bu konuda birkaç şey söylemek isterim.
Hep olduğu gibi felsefe eczanesine başvuruyor ve Aristo’nun “altın orta” ilacını raftan alıyorum.
Birincisi, sınırsız özgürlüğe ve yetkilere sahip değiliz. Mesela, sonsuza kadar yaşayamaz ya da boyumuzu bir metre daha uzatamayız.
Diğer yandan bizim için esas önemli olan “başarı, beden sağlığı ve huzur” gibi şeyler yüksek oranda bizim çabalarımızın bir hediyesidir. Bu çabaların püf noktası ise bir kelimede saklıdır:
“Alışkanlıklar!”
Sadece yapabileceklerimizi ama düzenli olarak yapmak -yani alışkanlıklar- hayatımızdaki en önemli hedeflere ulaşmanın en etkili yoludur.
“Durmadığın sürece ne kadar yavaş gittiğin önemli değil,” demiş Konfüçyüs. “İşlerin en iyisi, az da olsa devamlı olanıdır,” diyen Hz. Muhammed meselenin önemini pekiştirmiştir.
Mesela, güne erken başlar, doğru hedef belirler, yazılı plan yapar, zamanı iyi değerlendirir ve akıllı yöntemlerle çalışır; başarıya ulaşırız.
Doğal gıdalarla beslenir ve düzenli egzersiz yapar; beden sağlığımızı koruruz.
Doğru bilginin ışığında erdemli bir yaşam sürme çabasını alışkanlık haline getirir ve daha huzurlu oluruz.
İşte tam da bu durumu anlatan harika bir aforizmayla bitirelim. Matthias Alexander (1813-1852) diyor ki;
“İnsanlar geleceklerine karar vermezler, alışkanlıklarına karar verirler. Ve alışkanlıkları da geleceklerine karar verir.”