Anthony Burgess ve Kanser Tedavisi

 

Daha çok “Otomatik Portakal” isimli romanıyla tanıdığımız İngiliz yazar, şair ve besteci Anthony Burgess (1917-1993) kırk yaşına geldiğinde beyninde tümör olduğunu öğrenir.

O yıllardaki teknolojik imkânları hesaba katınca durum hiç de parlak görünmüyor. Geri sayım başlamıştır yani. Doktorların tahminlerine göre yaklaşık bir yıl kadar ömrü kalmıştır sanatçının.

Maddi durumu pek de iyi olmayan Burgess hayatını yeniden planlamak zorundadır. Hiç değilse eşi Lynne için geride bir şeyler bırakmak ister. Uzun zamandır ertelediği hayallerinden birisi olan yazmaya karar verir ve işe koyulur.

Aradan bir yıl geçtiğinde Burgess tam altı roman kaleme almıştır ve halen hayattadır. Hatta yaşamını tehdit eden tümör gerilemeye başlamıştır.

Hayatının geri kalanında -yani kendisine bir kez daha hediye edilen yaşamında- yetmişin üzerinde eser ortaya koyar sanatçı. Burgess için kanser hayatın sonu değil adeta yeni bir başlangıç olur.

 

Bu ilginç biyografiden aldığım iki harika ders vardır:

Birincisi, her yılı ömrümüzün son yılı gibi yaşadığımızda daha üretken oluruz. Doğrusu ömrümüzün son yılı olmadığının bir garantisi de yok.

İkincisi, sanatla uğraşmak sadece depresyon değil kanser gibi ciddi hastalıklara karşı bile koruyucu bir fonksiyon üstlenir.

Yılgınlık beni esir almaya çalıştığında bu biyografiyi hatırlarım. Beynimin bilinçli merkezi kontrolü ele alır. Ve içimdeki gerçek Halil harekete geçer.

Bu ilham verici hikâyenin sizin için de yüreklendirici olacağını umduğum için paylaşmak istedim.

Azimle, kararlılıkla, umutla ve başarıyla dolu bir yaşam dileklerimle…

 

Related posts

Dunning-Kruger Etkisi

Ilık Suda Kurbağa

Timur ve Filler

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments