Hatanın Bedeli

 

“Bir kereden bir şey olmaz!”

Bu doğru mu?

Bir kereden bir şey olmaz mı gerçekten?

İkna edici ve masum görünen bu klişe ifadeyi ciddiye alanların ödediği bedelleri hesaba katınca bir kere daha düşünmekte fayda var.

Bir kerecik kafayı bulanların neden olduğu kaza ve cinayetler…

Bir kerecik kaçamak yapanların dağıttığı yuvalar…

 

“Hayat kendiliğinden ne iyi ne kötüdür,” demiş Montaigne (1533-1592). “Ona iyiliği de kötülüğü de katan sizsiniz.”

Sahiden de hayat sabit katsayı değil, değişkendir bu denklemde. Onun değerini belirleyecek olan kendi tutumumuzdur.

Bize özel ve tek kullanımlık bir hayatımız var. Onu en güzel şekilde geçirmek yapacağımız en önemli şeylerin başında geliyor.

Dostoyevski (1821-1881) diyor ki; “İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir.”

Bu çok önemli. Çünkü, yaşam kalitemizi şans değil, tercihler belirler (Aristo, M.Ö. 384-322). Minik minik güzellikler bir araya geldiğinde bir bütün olarak harika bir hayatımız olur.

“Bir kereden bir şey olmaz,” diyerek yaptığımız hatalar ise -sonunda mutlaka pişman olacağımız- zorlu bir hayata sürükler bizi.  “Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince, öbürleri de yanlış gider.” (Ciyordano Bruno, 1548-1600)

Kimseye acımam pişmana acıdığım kadar.

Pişmanlar güruhuna dahil olmak istemiyorsak Sokrat’a (M.Ö. 469-M.Ö. 399) kulak vermekte fayda var:

 

“Senden önce gelenlerden ibret al ama senden sonra gelenlere ibret olma!”

 

Related posts

Felsefe ve Dünya Barışı

Solomon Paradoksu

Ateşe Dokunmak

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments