Tavuk

 

İki fakir arkadaş sohbet ediyormuş. Biri diğerine sorar:

“İki araban olsa birini bana verir misin?”

“Elbette veririm.”

“İki evin olsa birini bana verir misin?”

“Tabii ki veririm.”

“Peki ya iki tavuğun olsa?”

Arkadaşı bir süre tereddüt eder. Sonra “Hayır,” der. “Çünkü benim zaten iki tavuğum var!”

 

Elimizde olmayan şeylerle ilgili büyük vaatlerde bulunur ama sahip olduklarımızla neler yapabileceğimizden bahsetmek bile istemeyiz.

“Güzel bir bilgisayarım olsa harika işler yapacağım,” diyen genç, elindeki bilgisayarla mesela günlük plan yapmayı bile düşünmez mesela.

“Vaktim olsa çok kitap okurdum,” diyen adam gün içinde illa da bulacağı bir saatlik zaman diliminde okumayı aklına getirmez.

Japon yaşam tarzı güzel bir örnek olabilir bizim için. Beynin direnemeyeceği küçük adımlar atmak bu insanların sağlık ve başarı sırlarındandır.

Bir saat okuyamıyorsan bir sayfa oku.

Bir saat yürüyemiyorsan bir dakika yürü.

Mazeretleri bir kenara bırakıp harekete geçmek çok önemlidir. “Atomik Alışkanlıklar” isimli yüreklendirici eser, küçük de olsa bir adım atmanın sonuçlarını kaleme almış.

Ernest Hemingway’in “Yaşlı Adam ve Deniz” isimli efsane romanında geçen şu sözü her gün göreceğimiz bir yere kalın puntolarla yazmak gerekir:

 

 “Şimdi sahip olmadığınız şeyleri düşünmenin zamanı değil; sahip olduklarınızla ne yapabileceğinizi düşünün.”

Related posts

Efendi Köle

Yüzme Bilir Misiniz?

Her Yerim Ağrıyor!

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments