Temel İngiltere’de otomobiliyle otoyola çıkar. Bu ülkede trafiğin sol şeritten yürüdüğünden habersiz bir şekilde sağ şeritten ilerlemeye başlar. Haliyle karşıdan bir sürü araç üstüne üstüne gelmektedir.
Bu sırada polis helikopterinden anons duyulmaktadır:
“Dikkat dikkat! Otomobillerden birisi yanlış şeritten gidiyor.”
Temel’in tepesi atar. Direksiyonu yumruklamaya başlar:
“Ne birisi! Hepisi, hepisi…”
Evde eşimizden şikâyet ederiz. Trafikte sürücülerden şikâyet ederiz. İşe gider mesai arkadaşlarımızdan şikâyet ederiz. Markete gider tezgâhtardan şikâyet ederiz. Şu hiç aklımıza gelmez:
“Yoksa sorun bende mi?”
Kim bilir?
Belki de ters şeritte olan benim!
Herkes bizden farklı düşünüyorsa yanılan kişinin biz olma ihtimalini göz ardı etmemeliyiz. İçimizdeki tartışma güdüsüne direnerek sabırla dinlemeliyiz bizden farklı düşünenleri.
Hadi adil olalım; sorumlulukları bölüşelim. Sorunların sadece yarısında kaynağın kendimiz olma ihtimali bile önemlidir. Zira yeryüzünde değiştirebileceğimiz yegâne insan kendimiz!
Sorun başkalarındaysa kaybedecek bir şey yok ama sorun bizdeyse bir şeyleri düzeltmek için hâlâ şansımız var.
Diğer yandan bu sadece bir fıkra. Tam tersi de olabilir. Yani herkesle çatıştığın halde doğru şeritteki tek kişi sen olabilirsin. Mesela, bu trafik karmaşası benim ülkemde yaşanıyorsa -karşıdan gelenler yüzlerce olsa bile- benim doğru şeritte olduğum gerçeğini değiştirmez.
Diğer yandan doğru şeritte bile olsanız karşıdan gelen yüzlerce aracın üstüne doğru sürmekte ısrar ederseniz “haklı ama enkaz” bir adam olursunuz!
Aydınlanmış bir zihin ve farkındalıkla daha huzurlu bir yaşama…