BENLİK YANILSAMASI (Bruce Hood)

 

Elliden fazla dile çevrilen ve kırk milyondan fazla okura ulaşan “Sofie’nin Dünyası” isimli romanın yazarı Jostein Gaarder (1952-) çarpıcı bir tespitte bulunuyor:

“İnsan beyni onu anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı, o zaman da biz yine onu anlayamayacak kadar aptal olurduk.”

Fakat bilim insanları pes etmemiş, beyni anlamaya çalışmıştır. İşte bu kahramanlardan birisi de İngiliz deneysel psikolog ve profesör Bruce Hood…

Şimdi ustanın “Benlik Yanılsaması” isimli eserinden birkaç alıntı paylaşmak istiyorum:

 

Görsel dünyamızdaki her şey kesintisiz ve pürüzsüzdür. Mesela, göz hareketleri esnasında saniyenin çok küçük bir diliminde görsel dünyamız kararır. Fakat beyin bunu öylesine örtbas eder ki, bu kusurların hiçbirinin farkına bile varmayız. Aslında neredeyse tüm deneyimlerimizde benzer yanılgı söz konusudur ve benlik buna dâhildir.

Olduğunu sandığımız kişiliğimiz, düşündüğümüzden çok daha fazla dış etkilere duyarlıdır. 

Psikolojideki en büyük keşiflerden biri, anılarımızın yeniden inşa edildiği ve değiştirilebilir, işlenebilir olduğudur.

Benlik, anılarımızın bir ürünüdür.

Seçim yapmakta özgür olduğunu sanmak, benlik yanılsamasının bir başka yönüdür.

İnsanlar mutlak değil, göreceli değerlerle yargıda bulunuyor.

İnsan olarak hepimiz ait olma ihtiyacı duyarız. Çoğumuz ait olmak isteriz. Derinlerde bizi başkaları tarafından onaylanmaya iten bir dürtü vardır.

Uyum sağlama ihtiyacı öyle güçlüdür ki, sizi şekillendirir ve kelimenin tam manasıyla düşünme biçiminizi değiştirir.

Uyum sağlama mutlak itaate dönüştüğü zaman otoritenin ne denli güçlü olacağını çalışmalar ve tarih göstermektedir.

Başarılı olmanın anahtarlarından biri, alışkanlıkları değiştirmektir.

Sırf yaşamımızı değiştirecek güce sahip olduğunuza inanmak bile onu daha katlanır hale getirir.

 

Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere yazar, benliğimizin yanılma potansiyelini hatırlatıyor bize.

“Başınızı derde sokan bilmedikleriniz değil, bildiğinizden kesin bir şekilde emin olduğunuz halde aslında öyle olmayanlardır,” demiş Mark Twain (1835-1910).

Komplo deşifre olduğunda komplo olmaktan çıkar. Biz de “Benlik Yanılgısı” isimli eserle bir komployu deşifre etme fırsatını buluyoruz.

Benliğimiz yani kişiliğimiz, bizi biz yapan özellikler, iç dünyamızdaki duygu ve düşünceler – kabul etmekte zorlansak da- yanılma potansiyeline sahiptir.

Bilgelik, bilmediğini kabul etmekle başlar. “Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir,” der bilgelerin kralı Sokrat. İşte benliğimizin yanılma potansiyelini fark etmek; kendimizi tanıma, düşüncelerimizi sorgulama ve bilgeliğe doğru güçlü bir atım atma fırsatı sunuyor bize.

Farkındalıkla, aydınlanmış bir zihinle daha güzel bir hayata…

Related posts

DÜŞÜNCENİN GÜCÜ (James Allen)

INCOGNITO (David Eagleman)

IKIGAI (Hector Garcia)

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments