DÜŞÜNCENİN GÜCÜ (James Allen)

 

Gizemi seviyor insanlar.

Bilim kurgu filmleri, fantastik kahramanlar, gizem perdesinin ardına sığınanlar…

Her biri hayal ürünü olan tüm bu gizemlerin yanında bir de gerçek var. Fakat hayalimizin sınırlarını zorlayacak güçte bir gerçek… İnsan denen türün en özel ve asil melekesi…

Evet, düşünmekten bahsediyorum.

Felsefeci James Allen (1864-1912) düşünmek denen özel yeteneğini etkin bir şekilde kullandığında bir insanın sahip olabileceği şeyleri ikna edici bir üslupla anlatıyor bu eserinde.

Neler mi anlatıyor?

Gelin birlikte bakalım:

 

Acı çekmek her zaman belli bir açıdan yanlış düşüncenin sonucudur.

Bir insanın mutlu olmasını sağlayan şartları yaratan kendi zihinsel uyumudur.

Hayatlarında temel bir amaçları olmayanlar önemsiz endişelerin, korkuların, sıkıntıların ve yakınmaların esiri olurlar.

Her şeyden önce elinizde olanın en iyisini yaptığınızdan emin olun. Küçük avantajları görmezden gelerek büyük avantajları elde etmeniz gerektiği yanılgısına kapılmayın.

Kendine acımaktan daha aşağılayıcı, küçültücü ve ruhsal çöküntü yaratan bir başka eylem yoktur. Bundan kurtulun.

Eğer gerçekten ve kalıcı olarak başarılı olmak istiyorsanız öncelikle erdemli olmalısınız.

Eğer gerçek amacınız iyi şeyler yapmaksa bunun için para beklemenize gerek yoktur. Bunu bulunduğunuz yerde şu an, şu dakika bile yapabilirsiniz.

Akılsızlar diler ve şikâyet ederler; akıllılar ise çalışır ve beklerler.

Mutsuzluğumuzun en büyük nedenleri insanların bencilliğidir. Fakat en önemli neden, kendi bencilliğimizdir.

Arzu okyanus gibi açgözlüdür ve taleplerine uyuldukça daha çok ister.

Kalıcı ve gerçek mutluluk sadece kalıcı şeylerle ilgilendiğimizde bize gelir.

 

Tanıdık gibi gelen ama çoğu kez ihmal ettiğimiz ilkeleri bir kez daha hatırlıyoruz eseri okurken. Yazar, nokta atışlar yapmış. Tespitlerinin her biri nitelikli bir hayatın yapıtaşları gibi görünüyor.

Kitabı okurken düşüncelerimiz harekete geçiyor; “Aslında bunu ben de yapabilirim,” dediğimiz basit girişimleri neden ertelediğimizi sorgularken buluyoruz kendimizi.

Dünyada en çok istediğimiz “sağlık, huzur ve başarı” denen hazinelerin anahtarı tepemizde duruyor. Peki, bu hazine sandığının kapağını açmak için ne bekliyoruz?

Bilgelikle, sağlıkla, huzurla kalın.

 

Related posts

BENLİK YANILSAMASI (Bruce Hood)

INCOGNITO (David Eagleman)

IKIGAI (Hector Garcia)

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments