Kalk Bi Dopamin Demle

 

Bir sinirbilimci ve bir hekim tarafından kaleme alınmış harika bir kitaptan bahsetmek istiyorum şimdi de.

Kalk Bi Dopamin Demle…

Vücudumuz yani yeryüzündeki en muhteşem organizma bizi taşıyan makam aracı gibidir. Tembel, unutkan ve ihmalkâr bir sürücüyü şoför koltuğuna oturttuğunuzda sorunlar yaşarsınız. Örneğin, yakıt kalmamıştır ya da akü bitmiştir. Yola çıkamazsınız bile. Gecikmeli de olsa yola çıktığınızda ağır aksak ilerler, bazen yolu şaşırırsınız.

Dersinizi alıp genç ve enerjik bir sürücüye teslim edersiniz aracınızı. Ama bu sefer de trafik kurallarını hiçe sayan, hız sınırlarını aşan bu genç adam sizi kazalarla burun buruna getirir.

İşte vücut dediğimiz makam aracının sürücüsünün ritmini ayarlayan şey, dopamindir. Bu hormon kontrolden çıktığında hayatınız felç olurken, denetim altına almayı başardığınızda harika bir yaşamınız olur. Peki, bu mümkün mü?

Zor ama evet, mümkün!

Aslanları, kaplanları terbiye eden insan kanında taşıdığı dopamin denen bu zıpır hormonu da denetim altında tutabilir. Ve bu muhtemelen şu gökkubbenin altında yaptığı en harika işlerden biri olur.

Yazarlar bu eserde dopaminin etki mekanizmasını ve denetim yollarını gayet anlaşılır bir dille ve eğlenceli bir üslupla anlatıyor. Zaman zaman tıbbi terimler kullanılsa da meselenin özünü anlamanıza engel teşkil etmiyor. Bu minik tanıtımdan sonra sıra geldi metinden tadımlık birkaç numuneyi paylaşmaya…

Dopamin, ödül merkezimiz üzerinde etki gösteren temel moleküldür. Ve ödül merkezi de tüm davranışlarımız üzerinde belirleyicidir.

Uzun süreli huzur kavramı için öncelikle dopamini dengeli kullanma fikrini anlamamız gerekir.

Aldığınız her haz beyninizin bir yerlerinde boşalmış bir dopamin deposu anlamına gelir.

Dopamin seviyesi zirve yaptıktan hemen sonra keskin bir şekilde düşmeye başlar. Dopamin miktarı başlangıçtaki taban seviyesinin de altına iner. İşte bu kısma “dopamin çöküşü” adını veriyoruz.

Büyük hazlar ve başarılar sonrasında görülen durgunluğun ana sebebi bu çöküştür. Canınız hiçbir şey yapmak istemez. Normal yaptığınız işler bile gözünüzde büyür.

Ve can alıcı soru…

“Siz mi dopamini kontrol edeceksiniz yoksa dopamin mi sizi kontrol edecek?”

 

Dopamin sadece ödülün kendisine kavuştuğunuzda salınmaz. Ödülü düşünmek, onunla ilgili hayaller kurmak da dopamin salgılatmaktadır.

Başarınızı değil çabanızı ödüllendirin.

Olmayacak, tam bir vazgeçiş kelimesi. Olmadı ise emek yüklü. İşte o emeğin adıdır dopamin. Çabaladınız, denediniz ama olmadı. Sorun yok. İstediğiniz sonucu alamamamış olsanız bile elinizden geleni yaptğınızı bilmenin verdiği o huzur hissi de ayrı bir dopamin kaynağıdır. Diğer taraftan “Peki ya olursa!”

Şu hayata dair yaşayacağınız en sıkıntılı duygulardan birisi pişmanlıktır.

Doğru zamanın gelmesini beklemekten ne kadar erken vazgeçerseniz bilin ki hayat size o kadar güçlü gülümseyecektir. O nedenle hemen harekete geçin artık. Başlamak için “pazartesi, ayın ilk günü, şu proje biter bitmez” gibi zaman dilimleri yaratmak gayet mantıklı gözükse de gerçekte hiçbir işe yaramadıklarını en iyi siz biliyorsunuz.

Haz bağımlılığından, kronik tatminsizlikten, uydurma ihtiyaçların peşinde sürekli koşup tükenmekten ve bir şeyleri eksik ya da yanlış yapıyormuş hissinden kurtulmak için şimdi tam vakti.

 

Yazar kitabının finalinde şu yüreklendirici daveti yapıyor:

“Hadi kalk bi dopamin demle ve organik mutluluğun tadını çıkar.”

Ben de bu davete uyuyorum. Bitirdiğim kitabı kapatıyorum. Kitabın motive edici etkisi üzerimde ama yorgunluk da var. Yani biraz dopamine ihtiyacım var. Peki, bu nasıl olacak?

Oturduğum yerde gövdemi dik pozisyona getiriyor ve derin derin birkaç nefes alıyorum. Sonra da gidip kendime bir filtre kahve hazırlıyorum. Yanında yirmi gram da bitter…

Şimdi dopamin düzeyim daha iyi. Bu enerjiyle kitabın minik bir özetini çıkarıyorum. Ve işte takipçilerim için bu sayfayı hazırlıyorum.

Modern çağın en yaygın problemlerinden sayılan “Kronik Yorgunluk Sendromu” dahil olmak üzere pek çok sorunun tedavisi için özet ama etkili bir eser sizi bekliyor.

Amacım iki dakikalık okuma süresinde sizi uçuşa geçirmek değil elbette. Ama birkaç kişiyi olsun şu faydalı eseri okumaya teşvik edebilirsem bugün harika bir iş yapmış hissedeceğim. İşte bu düşünce bile kanımda dopamin düzeyini bir miktar daha artırıyor.

Dopamin kontrolünü ele alıp harika bir yaşam sürmeniz dileklerimle…

 

Related posts

BENLİK YANILSAMASI (Bruce Hood)

DÜŞÜNCENİN GÜCÜ (James Allen)

INCOGNITO (David Eagleman)

Subscribe
Bildir
guest

2 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
SERDAR YILMAZ

Başarınızı değil çabanızı ödüllendirin.
Bugün harika bir iş yapmış gibi hissedebilisin.