Nikola Tesla Gibi Düşünmek

 

128 sayfa…

Okuma hızınıza göre üç dört saatte bitireceğiniz bir eser duruyor karşınızda. Ama bir ömür boyu sizi etkileme potansiyeli var bu kitabın.

Önce Tesla’yı biraz hatırlayalım isterseniz. Elektrik çağının temel taşı kabul edilen Nikola Tesla (1856-1943) Hırvatistan’da doğdu. Elektrik mühendisiydi ama Felsefe eğitimi de gördü.

Yüzlerce buluş ve patent sahibi sıra dışı bir mucittir Tesla. Dünya tarihini değiştirecek potansiyele sahip buluşlarına rağmen bu değerli bilim insanından ders kitaplarında az bahsedilmesi düşündürücüdür.

Biz Tesla’yı biraz da Thomas Edison ile arasında geçen mücadele ile biliyoruz. İşte elinizdeki kısa ama derinlikli kitapta Tesla’yı kendi kaleminden okuyacaksınız.

Peki, binlerce kitap arasından neden bu kitabı seçtim? Ve bu minicik kitabı neden öncelikle okunacaklar listesine ekledim?

Birincisi, Tesla’nın çalışma azmine hayranım. Siz buna kıskançlık da diyebilirsiniz. Bu efsanenin, “En azından yarısı kadar çalışabilsem!” dedirtecek kadar dolu dolu yaşanmış hayatı sizi de yüreklendirecektir.

İkincisi, ömrü laboratuvarda geçen bu bilim insanının hayallerinin ve hedeflerinin, bilimsel buluşlarla sınırlı olmadığını öğreneceksiniz. Daha güzel bir dünya için de hayalleri ve fikirleri var Tesla’nın.

Ve üçüncüsü…

Bu dehanın hayatında en çok sevdiği iki şey, çalışmak ve kitaplardır.

Çevrenizde sayısı çok da az olmayan tembel, miskin ve karamsar insanlardan sonra Tesla’nın yaşamına göz atmak ilaç gibi gelecektir. Sahiden de çalışmanın ve okumanın en güzel mutluluk kaynakları olduğunu hatırlayacaksınız.

Bu kadar reklam yeter sanırım. Şimdi de şu özlü kitaptan daha da özlü birkaç cümleyi paylaşalım isterseniz:

Yaptığım her işte bana rehberlik eden arzu, doğanın güçlerini insanlığın emrine sunma arzusudur.

Zorlama altında her çaba, yaşam enerjinizden bir şeyler götürür.

Bir insanın fıtratındaki yetenek tutkuya dönüşürse o insanı hiçbir güç durduramaz.

Voltaire’in eserlerini okumaya başladığımda, o canavarın günde yetmiş iki kupa sütsüz kahve içerek küçük yazılarla neredeyse yüz kalın cilt yazdığını öğrenince dehşete kapıldım.

Edison’la tanışmak hayatımın dönüm noktalarından biriydi. Yaklaşık bir yıl boyunca tek bir gün bile aksatmadan sabah 10:30’dan ertesi sabah 05:00’e kadar çalıştım.

Aşırı çalışmam yüzünden kendimi öldüreceğimden korkuyorlardı.

Bilim insanı çabuk sonuç almayı hedeflemez. Bilim insanının amacı gelecek için bir temel hazırlamaktır.

Gerçek ödüller, yapılan fedakârlıklarla ve ortaya konan emeklerle her zaman doğru orantılıdır.

Barış ancak evrensel aydınlanmanın ve ırkların birleştirilmesinin doğal sonucu olarak gelebilir ve bunun gerçekleşmesine henüz çok uzun zaman var. Çünkü bütün insanların eşit ve aynı olduğu gerçeğini -yani Tanrı’nın insanı kendi suretinde yarattığını- itiraf edecek çok az kişi var.

Hz. İsa tek kişiydi ama bütün ırklara sesleniyordu; o halde neden birileri kendilerinin başkalarından daha iyi olduğunu düşünüyor ki?

Kusurlu gözlem sadece bir tür cehalettir ve yayılan birçok saçma sapan, hastalıklı kavramdan ve aptalca fikirden o sorumludur.

 

Related posts

BENLİK YANILSAMASI (Bruce Hood)

DÜŞÜNCENİN GÜCÜ (James Allen)

INCOGNITO (David Eagleman)

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments