Anasayfa » Freni Patlayan Kamyon

Freni Patlayan Kamyon

Halil ÇIKRIKLAR

 

Bu fıkrayı çoğunuz bilirsiniz.

Temel kamyonu ile dik bir yokuştan aşağı doğru inerken aracın freni patlamış. Telaşla kamyonu nereye süreceğini düşünürken yolun sağında bir adam solunda ise bir kedi olduğunu fark etmiş.

Hızlı bir risk değerlendirmesi yapan Temel, “Adamı tehlikeye atmaktansa bir kediyi gözden çıkarmak daha iyidir,” diyerek kamyonu kedinin olduğu tarafa sürmüş.

Ertesi gün, gazetelerde manşet:

“Pazara dalan kamyon seksen beş kişiyi yaraladı.”

Mahkemede hâkim Temel’e olayın nasıl olduğunu sormuş:

Temel’in yanıtı:

“Her şey o kedinin pazar yerine doğru kaçmasıyla başladı…”

 

İlk duyduğumda çok güldüğüm bu fıkra her aklıma geldiğinde derin düşüncelere sevk ediyor beni. Milyonların trajikomik durumuna ışık tutuyor çünkü.

Gece yarısı bir adam parmağını göğe doğru uzatmışsa odaklanmanız gereken parmak değil, aydır. Aynı parmak bir başka seferinde size çalı çırpıyı gösterebilir. Ya da başka bir parmak size ayı işaret edebilir. Ay hep yerindedir. Hakikatin peşinde koştuğumuzu sanıp yanlış yollara sapmamızın nedeni çoğu kez -fıkrada olduğu gibi- esas hedefi unutmakla başlar.

Pek çok dini hareket güzel görünen amaçlarla yola çıkar.

Mesela, Budizm’in beş temel ilkesi: “Yalan, hırsızlık, cinayet, tecavüz ve sarhoşluktan uzak durmak…”

Yahudilikten İslam’a inanç ve yaşam felsefelerinin neredeyse tümünde bu türden ahlaki öğretiler vardır. Mesela Evanjelikler alkol, uyuşturucu hatta sigara bile içmiyorlarmış. Mormonlar sigara, alkol hatta kafeinli içeceklerden bile uzak duruyorlarmış.

Neredeyse tüm ideolojiler, kimsenin itiraz edemeyeceği harika görünen sloganlarla yola çıkar. İyi bir işin parçası olmak isteyen insanlar bu grupların peşine takılır.

Zamanla işin rengi değişir. Hareketlerin çoğu yolculuğun devamında -başlangıçta deklare ettikleri- temel ilkelerden sapmış olurlar. Fakat yolun başında hipnotize edilmiş güruh sürüklenmeye devam eder.

Bir fıkra örneğiyle meseleyi izah ettiğim için hafife aldığımı düşünmeyin lütfen. Durum çok ciddi! Zira düşünmeden bir liderin ya da bir grubun peşinden sürüklenmek dünyadaki en büyük cinayet nedenlerinden biridir. Aşiret kavgalarından mezhep çatışmalarına hatta ülkeler arasındaki savaşlara göz attığınızda bu sürüklenmenin tezahürlerini görebilirsiniz.

Esas hedefimizi unutuyoruz. Temel’in hedefi elbette insanlara zarar vermemekti. Tam da o ortamda ve o zaman diliminde bunun yolu kedinin olduğu tarafa yönelmek olabilir. Ama bu sonsuza dek kediyi takip etmek gerektiği anlamına gelmez.

Hayatımızın merkezini unuttuğumuzda içine düştüğümüz hata tam olarak budur. İnsan olduğumuzu ve hata yapabileceğimizi bilmek hatadan dönmek için altın fırsatlar sunacaktır bize. Kayıp maliyet analizi yapmaya bir son vermeliyiz. Hatanın neresinden dönsek kârdır.

Herkesi dinleyecek kadar mütevazı ama kendi kararlarını verecek kadar özgür insanların sayısının artması dileklerimle…

 

İlgili Yazılar

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x