Anasayfa » Ya Tutarsa?

Ya Tutarsa?

Halil ÇIKRIKLAR

 

Hoca, Akşehir Gölü’nün kıyısında oturmuş kap kacak yıkamaktadır. Bu durumu görenler merakla izlemeye başlar. İçlerinden biri dayanamayıp sorar:

“Hocam, ne yapıyorsun?” 

“Göle yoğurt mayalıyorum.”

“Aman Hocam! Göl maya tutar mı?”

“Aslında ben de biliyorum tutmayacağını ama ya tutarsa!”

 

Yine bilindik bir fıkrayla karşınızda olduğum için beni yadırgamazsınız umarım. Çünkü hiç eskimeyecek bir mesajı var bu fıkranın.

Nasreddin Hoca, sekiz asır önce yaşadığı düşünülen bir filozof. Biz onu mizah yönüyle tanıyoruz en çok ama mizahın da zekâ ve donanım gerektirdiğini unutmayalım.

Hocayı seviyor, yaptıklarına gülüyoruz. Gülmemizin pek çok nedeni var. Beklemediğimiz sonuçlar, gerçek gibi görünen ama aykırı yanıtlar güldürüyor bizi.

Gerçeklikten minik bir kırıntı bulundursa da bir kaşık yoğurdun koca gölü mayalayıp tonlarca yoğurda dönüştürmeyeceğini biliyoruz mesela.

Bizi güldüren şeylerden birisi de bu üstünlük hissidir aslında. Böyle bir saçmalığa inanıp komik duruma düşmeyeceğimiz için kendimizi iyi hissederiz. Minik bir gurur da saklıdır bu durumda. Peki, biz sahiden hiç göle maya çalmıyor muyuz?

Bize mutluluk getirmeyeceğini bile bile gece gündüz çalışıp –ihtiyacımızdan fazla- biriktirdiklerimiz…

Bizi mutlu etmeyeceğini bile bile lüks ve konfor arayışımız…

Daha iyi hissettirmediğini bile bile sosyal medyata tükettiğimiz zaman…

Bir neticeye varmayacağını bile bile sürdürdüğümüz tartışmalar…

Yalan, dedikodu ve iftirayla kendisine sosyal bir çevre yaptığını sananlar…

 

Hoca’nın olmayacak bir şey için küçük de olsa bir efor sarf etmesini yadırgıyoruz. Diğer yandan elde edemeyeceğimiz şeyler için bizim feda ettiklerimiz çok daha büyük değil mi?

Piyangoya yüz lira yatırıp yüz bin lira kazanmayı umanların yaptığı şey farklı mı?

Akşam haberlerini dinlerken duyduğu üç beş şeyle dünyayı kurtaracak bir siyasetçi olduğunu sananlara ne demeli?

Peki ya üç beş kitap okumakla filozof olduğunu sananlar?

Bir dilim keki reddettiği için form kazanacağını düşünenler…

Dilenciye on lira verince dünyanın fakirlikten kurtulacağını umanlar…

Peki ya din simsarlarının kurbanları? Özel mekânlarında zaman geçirip şeyhin elini öptüğünde sonsuz hayatta büyük mükafatlarla ödüllendirileceğini umanlar…

 

Gözünüzü açtığınızda göle maya çalmaya çalışan çokça insan göreceksiniz. Yani aslında güleriz ağlanacak halimize!

Kalın farkındalıkla, bilgelikle…

 

İlgili Yazılar

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x