Hayattaki en önemli sorunlarımızın altında yatan temel etkenlerden birisi şudur: “Kendi değerimizin farkında değiliz!”
Depresyondayız, çünkü kendimizi değersiz hissediyoruz.
Gösteriş peşindeyiz, çünkü iç dünyamızın zenginliği bizi tatmin etmiyor.
Para, güç ve statü peşindeyiz; çünkü özsaygımız eksik. Bu suni şeylerin bizi saygın kılacağını sanıyoruz.
Birilerinin bize rehberlik etmesine ihtiyaç duyuyoruz, çünkü kafamızda taşıdığımız muhteşem bilgisayarın farkında değiliz.
Efsane yazar Gabriel García Márquez (1927-2014) bize potansiyelimizi hatırlatan müthiş bir tespit yapıyor:
“Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın.”
Bir baba için candan kıymetli evlat ya da bir çocuk için dünyadaki en değerli şey yani annesinizdir.
Yalnızlıktan bunalan bir yaşlıyı dinleme sabrı gösterdiğinizde onun için kurtarıcı melek gibisinizdir.
Karnını doyurarak ya da cebine harçlık koyarak bir ihtiyaç sahibinin gününü rahat geçirmesini sağlayabilirsiniz.
Başarı için yüreklendirerek ve yol göstererek bir gencin koca bir ömrü verimli geçirmesine yardımcı olabilirsiniz.
Belki tüm bunlardan çok daha önemli bir şey var: Mesela, anlamlı bir yaşamın formülünü paylaşarak -sadece bir ömür değil- sonsuza dek mutlu olmasına vesile olabilirsiniz bir insanın.
Hayatının en sağlıklı ve güçlü döneminde en verimli ve mutlu olması gerekirken karamsarlıkla boğuşan binlerce genç var. İşte bu insanlara aslında yaşamın harika olduğunu hatırlatabilirsiniz.
Bilmem farkında mısınız?
Hepimizin taşıdığı potansiyelden bahsediyorum.
“Ben neymişim böyle!”
Evet, aynen öyle. Hiç abartmıyorum. Çünkü yeryüzünde gözümüzün gördüğü en muhteşem canlıdan, insandan bahsediyorum.
Kendi değerini fark eden bahtiyarlardan olmak dileklerimle…
Çok teşekkürler.
Eline gönlüne sağlık.
Her yazının güzel bir yanı vardır, fakat alışkanlıktan mı nedir, kitabı okumak bana ayrı bir tat veriyor… Kitaptan okurken o kağıt kokusu bana büyük bir özlem gideriyor.
Orta, lise ve üniversite yıllarımı..🤔♥️😔