Anasayfa » Herkesi Memnun Etmek…

Herkesi Memnun Etmek…

Halil ÇIKRIKLAR

 

Yine bilinen bir fıkrayla karşınızdayım:

Nasrettin Hoca oğluyla yolculuk etmektedir. Eşek de arkalarından yürümektedir. Yolda kendilerini gören bir adam söylenir:

“Hocam eşeğiniz boşken siz neden yürüyorsunuz?”

Adama hak veren Hoca oğlunu eşeğe bindirir ve bir süre bu şekilde yolculuğa devam ederler. Fakat karşılaştıkları bir başka adam bu durumu yadırgar:

“İhtiyar adam yürürken gencecik çocuk eşeğe binmiş!”

Bunun üzerine Hoca eşeğe kendisi biner. Oğlu da yürüyerek seyahate devam eder. Bir süre sonra karşılarına bir kadın çıkar ve gördüklerini beğenmez.

“İnsaf et Hocam. Koskoca adam eşeğe binmişsin, el kadar çocuğu yürütüyorsun…”

Hoca kadının tespitini yerinde bulur. Oğlunu da arkasına oturtur ve bu şekilde yolculuğa devam ederler.

Fıkra bu ya, yol da bitmez insanlar da. Bu sefer karşılaştıkları bir ihtiyar çok haklı görünen şu serzenişte bulunur:

“Şu sıcakta zavallı eşeğe ikiniz birden binmişsiniz. Hiç insafınız yok mu?”

Bu eleştiri de doğru görünüyor. Ve final sahnemiz…

Hoca eşeği sırtlanır ve bu şekilde yolculuğa devam ederler.

 

Aradan asırlar geçse, bilgi ve teknolojide devrimler yaşansa da insan davranışı değişmiyor. Görünen o ki kıyamete kadar değişmeyecek bu durum. Bu fıkradan aldığım en güzel ders şudur:

“Ne yaparsan yap herkesi memnun etmen münkün değildir. Her zaman eleştirecek bir şeyler bulur insanlar. Bazı insanlara doğru görünenler diğer insanlara eğri görünebilir.

Mesela, mütevazı kıyafetine bakıp paspal olduğunu düşünebilirler. Ertesi gün biraz özenerek giyindiğinde ise gösteriş düşkünü olduğunu söyleyenler çıkacaktır.

Ciddi dursan suratsız olduğunu düşünebilir insanlar. Ama biraz neşeli davranıp gülmeye kalksan bu sefer de ciddiyetten uzak olduğunu söyleyip yadırgayanlar çıkacaktır. Neyzen Tevfik’in de söylediği gibi:

Üzülüyorsun, takma diyorlar…

Kızıyorsun, değmez diyorlar…

Boş veriyorsun gamsız diyorlar…

Konuşuyorsun, muhatap olma diyorlar….

Çekip gidiyorsun, mücadele et diyorlar…

Alttan alıyorsun, tepene çıkardın diyorlar…

 

Jung (1875-1961) diyor ki; “Kimse bir başkasını yargılayabilecek kadar kusursuz değildir ama kendinde bu hakkı görebilecek kadar hadsizdir.”

Eleştiri hastalığından kurtulmak zor, eleştirilerden etkilenmemek daha da zordur. Huzur denen gizem de zaten bu zorlukları aşarak ulaşacağımız bir aydınlık dünyadır.

Boş konuşanın çok olduğu dünyada eleştiri taşlarının altında ezilmektense bu taşlardan duvar örmek bilgelerin izlediği yoldur.

Tüm eleştirilere kulak tıkamaktan bahsetmiyorum elbette. Hiç söz dinlemeyip burnunun dikine gitmekle her rüzgarla yolunu değiştiren bir yaprak olmak arasında altın bir orta var:

“Her sözü dinlemek ama sadece doğru olana uymak…”

 

İlgili Yazılar

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x