Anasayfa » Dunning-Kruger Etkisi

Dunning-Kruger Etkisi

Halil ÇIKRIKLAR

 

İsim yabancı gelebilir ama tespit çok tanıdık…

“Dunning-Kruger Etkisi” ismini iki bilim insanından alıyor. Birlikte çalışan bu iki sosyal psikolog hayati önemde bir tespit yapıyorlar. Aslında aşina olduğumuz bir gerçeği bilimsel araştırmalarla destekleyip anlaşılır bir şekilde ifade ediyorlar.

Lisans öğrencileri üzerinde yapılan araştırmalarda mizah duygusu, dil bilgisi ve mantıksal çıkarım gibi konularda öğrencilere testler uygulanıyor. Çıkan sonuç tam bir paradoks!

Araştırma sonuçları, bilgi ve yeteneği en az olanların özgüveninin en yüksek olduğunu gösteriyor. Bu insanlar yeteneklerini biraz abartıyor yani.

Diğer yandan test sonuçları daha iyi çıkan insanlar ise yeteneklerini küçümseme eğilimindeymiş. Yani bu insanların özgüveni daha düşükmüş.

Sonuç olarak Dunning-Kruger Etkisi “Yetersiz olanların da yeterli olanların da durumunu tam olarak fark etmemesi” olarak özetlenebilir.

Hayatımızın her alanında karşımıza çıkabilecek bir fenomenden bahsediyorum. Araba kullanmaya yeni başlayan bir gencin özgüveni buna çarpıcı bir örnektir. Şoförlük denilen şeyin direksiyonu kavramak ve gaz pedalına yüklenmekten ibaret olduğunu sanan genç adam sahip olduğu özgüvenle yollarda terör estirir. Kazaların en çok yaşandığı dönem de budur zaten.

Meslek hayatımdaki gözlemlerim de bunu gösteriyor. Bir önceki asrın sonlarında göreve başladığım yer güzel yurdumun ücra bir kasabasıydı. Genç meslektaşlarım hayal etmekte zorlanacaktır ama gerçek şu: Ne röntgen filmi çekme imkânımız ne de kan tahlili yapacak laboratuvarımız vardı. Kalp grafisi çekecek cihazımızın bile olmadığı bu kasaba il merkezine de uzak olunca hemen her hastayı tedavi etmeye çalışıyorduk.

Saçlarımı ağarttığım, emekliliği hak ettiğim, yüz binden fazla hasta gördüğüm en deneyimli dönemimde zaman zaman mesleğe başladığım o yılları hatırlarım ve içim ürperir. “Ne cesaret!” der ve kendi gençliğime hayret ederim.

“Deli cesareti” içinde bulunduğum ruh halini güzel anlatır sanırım. Hatta siz buna cahil cesareti de diyebilirsiniz. Çünkü bilgi, birikim ve deneyim olarak en donanımlı olduğum bugün beni gençlik yıllarımda çalıştığım o kasabaya gönderseniz aynı cesareti gösteremem.

Başka?

Hayatımızın vazgeçilmezi tartışmalara dikkat edin! En ateşli müzakereciler bilgi ve birikimi en az olanlardır çoğu kez.

Aslında hayat denilen serüvenin kendisi bu paradoksun en güzel örneğidir. Ergenlik döneminde yani deneyim olarak daha yolun başında olduğumuz yıllarda pek çok şeyi bildiğimizi sanırız. Özgüvenimizin tavan yaptığı bu dönem en büyük hataları işlemeye de meyilliyiz.

Dunning Kruger etkisi çok önemli bir tespittir. Çünkü komplo deşifre olduğunda komplo olmaktan çıkar. Böylece çözüm için bir adım atmak mümkün olur.

Her ne yapıyor olursak olalım, tüm bildiklerimiz sonsuz bilgi deryasından bir katre nispetindedir. Her şeyi bilmemiz mümkün değildir yani. İşte bu önemli gerçeği hatırladığımızda abartılı özgüvenimizin aslında sandığımızın aksine eksikliğin işareti olduğunu fark ederiz. Böylece daha mütevazı oluruz.

Bilmediğini fark etmek bilgelik yolunda atılan ilk ve en önemli adımdır. Artık bilgi düzeyimizi artırmak için yola çıkarız. Peki, bu yolculuk bizi nereye götürür?

Şu ilginç çalışmayı yapan bilim insanlarının tespitine göre tuhaf bir şey oluyor: Bilgimizi ve yeteneklerimizi artırmaya başladığımızda abartılı özgüvenimiz duruluyor önce. Sonra düşüşe geçiyor. Bu da bizi harekete geçiriyor. Eksiklerimizi tamamlamaya başlıyoruz. Peki, ya sonra?

Sonra cesaretimiz bir miktar artıyor ama bu dengeli bir artıştır. Yani hiçbir zaman en cahil olduğumuz dönem kadar zirveye ulaşmıyor özgüvenimiz. İşte bu da bizi daha dengeli bir yaşama kavuştururken hata yapmaktan koruyor.

Şu önemli gerçeği ne kadar erken fark edersek o kadar iyi!

 

İlgili Yazılar

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x