En yaygın hastalıklarımızdan birisi tembellik!
Yani görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmek konusunda isteksiz olma hali…
Sabah yatağımızdan kalkmak zor geliyor. İşe ya da okula gitmek istemiyoruz. Gitsek de bizi bekleyen görevler gözümüzde büyüyor.
Çalışkan insanlara özeniyoruz. Bu insanların bizden farklı bir ruha sahip olduğunu sanıyoruz. Ama bilmediğimiz bir şey var!
Sevinç, üzüntü ya da korku gibi tembellik denen duygu hali de tüm insanlar için geçerlidir. Dışarıdan bakınca çalışkan gibi görünen insanların beyni ve kalbi bizden farklı değil. Yani herkes biraz tembeldir. Ama başarılı insanları harekete geçiren minik sırlar vardır. Mesela?
Bizi harekete geçirecek, hayatımıza anlam katacak bir hedefimiz olduğunda çalışma isteği kendiliğinden gelir. Öyle ki çalışmak adeta bir eğlenceye dönüşür. Dahası da var…
İşte Voltaire’den harika bir tespit:
“Çalışmak bizden üç büyük kusuru uzaklaştırır; can sıkıntısını, kötü alışkanlıkları ve yoksulluğu.”
Bizi yavaşlatan hatta durduran düşünce sarmalından kurtulup sadece bir adım atmamız yeter. Dakikalar içinde kendimizi daha iyi hissedeceğiz. Saatler sonra pek çok kötü alışkanlıktan uzaklaştığımızı fark edeceğiz. Yıllar sonra gelen başarı, sağlık ve huzur ise esas ödülümüz olacaktır.
Bu yüzden önerim şudur: Önünüzde sizi bekleyen görevler varsa üstünde daha fazla düşünmeden harekete geçin.
Sadece Yapın!