Şimdi sırada yediden yetmişe herkese önerebileceğim harika bir kitap var.
Joe Dispenza tarafından kaleme alınan eserin adı; “Kendiniz Olma Alışkanlığını Kırmak.”
Arzularımız, heveslerimiz, hayallerimiz var. Aslında her şeyin daha iyi olabileceğini hissediyoruz zaman zaman. Daha fit ve zinde bir bedenimiz olabilir. Daha neşeli, coşkulu, enerjik olabiliriz. İş veya okul hayatında daha başarılı olabiliriz. Sosyal ilişkilerimiz daha nitelikli olabilir.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Tüm bu hisler boşuna değildir. Bilinçaltının analizi sonucunda şekillenen düşüncelerdir hepsi.
Charles Schulz (1922-2000) dikkate değer bir tespit yapıyor: “Bir insanın en ağır yükü, gerçekleştiremediği potansiyelidir,” diyor sanatçı.
Belki de zaman zaman bizi bunaltan anlamsız can sıkıntısının nedeni budur. Yani istediğimiz her şeyin kaynağı zaten içimizdedir. Ve biz bu potansiyeli kullanmadığımız için kötü hissediyoruz.
Aslında fırsat verilse başarılı bir sporcu ya da ünlü bir müzisyen olabileceğimizi düşünüyoruz. İyi bir yazar olabilir en azından anılarımızı yazabiliriz.
Ama yapamıyoruz!
Bir türlü harekete geçemiyor, elimizde olduğunu bildiğimiz halde bazı basit adımları atamıyoruz. Neden?
Çünkü bizi hayallerimize ulaştıracak kaynaklar gibi buna engel olan bariyerler de içimizdedir.
Nietzsche diyor ki; “İlerlemek mi istiyorsun? Kendi önünden çekil o zaman!” Jung, gölge olarak adlandırıyor içimizdeki bu görünmez duvarı. Yunus Emre, “bir ben vardır bende benden içeri” derken sanırım aynı noktaya işaret ediyor.
Her biri kendi devrinin önemli filozofları sayılabilecek bu insanların tespitlerine hak veriyoruz çoğu kez. Ama yine de bu gizemli bariyeri aşarak harika yaşantımızı inşa etmekte zorlanıyoruz. İşte tam da şimdi bahsettiğim eser bu cendereden kurtulmak için güzel bir fırsat olabilir.
Aslında “düşünce” kavramını tam olarak anlamamız mümkün değildir. Ama düşünce dediğimiz gizemli yeteneğin at koşturduğu saha olan beyinle ilgili epeyce şey öğrendik. Şimdi karşınızda hem nörobilimci hem de biyokimyacı olan bir uzman var. Yazarın bilimsel kanıtlar ışığında sunduğu tespitler kafamızdaki soruların çoğuna yanıt veriyor.
Az bildiğimiz bilinç ve ondan daha da az bildiğimiz bilinçaltı…
Joe Dispenza, bu iki tılsımlı gücü kontrol edebileceğimizi hatırlatıyor. Bunu başarabildiğimizde harika bir yaşamı inşa etmek kolaylaşıyor.
Bu kadar reklamdan sonra şimdi sıra geldi kitaptan tadımlık mahiyette birkaç paylaşım yapmaya:
İşler gerçekten kötü bir hal alana ve artık eskisi gibi devam edemeyeceğimizi fark ettiğimiz noktaya gelene dek değişime direniriz.
Çoğu insan ıstırap ve üzüntü evresinde değişmeyi tercih eder. Oysa mutluluk ve ilham evresinde bu adımı atmak da bir seçenektir.
Düşünce ve duygularımız, yaşamın tüm yönlerini etkileme gücüne sahiptir.
Zaman içinde sık sık tekrar edilen düşünce, davranış ve duygu otomatik olarak bilinçaltında yer eden bir alışkanlığa dönüşür.
Harika, sevgi dolu ya da neşeli şeyler düşündüğünüzde, size kendinizi harika, sevgi dolu ya da neşeli hissettiren kimyasallar üretirsiniz. Böylece önce düşündüğünüz gibi hissetmeye başlar ve sonra hissettiğiniz gibi düşünmeye başlarsınız.
Piyano çalan ya da ağırlık kaldıran bir sporcunun egzersizlerini hayalinde gerçekleştirdiğinde gerçeğe yakın bir şekilde kaslarında gelişme olduğu bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur.
Düşüncelerinizi, davranışlarınızı ve duygularınızı yeterince pratik ederseniz değişmek kolaydır. Artık düşünmekten olmaya geçersiniz. Kederlerde ustalaşabiliyorsanız neşede de kolaylıkla ustalaşabilirsiniz.
Bilinçli olarak eski benliği gözlemlerseniz artık o olmaktan çıkarsınız.
Düşünceler beynin dili, duygularsa bedenin dilidir.
Aslında beden zihnin hizmetkârıdır, öyle olması gerekir. Ama bilinçaltının etkisiyle yaşadığımızda beden efendiye dönüşür.
Bedeni duygusal bağlılığın zincirlerinden kurtardığınızda canlandığınızı ve tazelendiğinizi hissedersiniz.
Olduğun gibi kalmak ya da hayal ettiğin kişi olmak!
İşte bu ikisi arasında bir seçim yapma hakkımız var. Doğru yöntemleri uyguladığımızda hayatımızı bir sanat eserine dönüştürme potansiyeline sahibiz.
Siz de hayattaki en önemli şeylerden birinin hayatın kendisi olduğunu düşünüyor ve sadece bir kez yaşayacağınız bu hayatı olabilecek en harika şekilde geçirmek istiyorsanız bu eseri okuyarak güzel bir başlangıç yapabilirsiniz.
Kendini keşfetmek, içindeki potansiyeli maksimum düzeyde kullanmak ve harika bir yaşam için yola çıkmak umuduyla…